T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı
Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü
VAN FERİT MELEN HAVALİMANI

​​​​​​

Tarihi Mekanlar


Tarihi Mekanlar

 

Akdamar Adası

akdamar1s.jpg


 
Van’in Gevas ilçesine bagli Akdamar Adasi, içinde bulundurdugu Akdamar Kilisesi ve karsisinda Artos daglarinin ihtisamli manzarasiyla, hiçbir yerde göremeyeceginiz kadar baska bir güzellige sahiptir.

 
Ada, her mevsim farkli güzeldir. Bahar aylarinda giderseniz, bembeyaz badem agaçlarinin açtigini görürsünüz. Yazin ise, adaya yapacaginiz kültürel gezi yaninda, tertemiz berrak suyunda yüzmenin tadini çikarabilir, badem agaçlarindan ellerinizle  koparttiginiz nefis bademlerin tadina varabilirsiniz.

 
Ada Gevas ilçesine 10 km uzakliktadir. Buradan günün her saatinde adaya ulasimi saglayan tekneler bulunmaktadir. Tekne doldukça harket ediyor. Tekne yolculugu muhtesem bir manzara esliginde 20 dakika civarinda sürüyor. Adada istediginiz kadar zaman geçirdikten sonra, ayni limanda bekleyen ayni teknelerle istediginiz zaman adadan ayrilabilirsiniz. Adadan kalkan en son tekne 18:00 civarinda adadan ayriliyor.

 
Akdamar Kilisesi​

Akdamar Kilisesi, adanin güneydogusunda yer aliyor. Gevas sahilinden yola çiktiginizda, kiliseyi çiplak gözle görebiliyorsunuz. Kilise duvarlari, figür bakimindan oldukça zengindir.


 
Ermenilerden kalma bu kiliseye yakindan baktiginizda, meshur Van gölü Canavar’ina benzer figürler de görebilirsiniz. Bunun disinda Incil ve Tevrat’tan alinmis sahneler de vardir. Nar ve üzüm, bereketi temsil ettiginden, her duvara bolca islenmis. Söylentiye göre, zamaninda bu figürlerin gözleri zümrütlerle süslüymüs. Fakat zamanla bu zümrütlerin hepsi gelen ziyaretçiler tarafindan çalinmis. Senelerce bakimsiz kalan kilise, 2007 senesinde restore edilmis.​​    
                                               ​                      
  Van Kalesi
 
İlgili resim
Urartularin ilk baskentidir. Van Kalesi M. Ö. 9. yüzyilin ortalarinda Urartu Krali I. Sarduri tarafindan yaptirilmistir. Günümüze oldukça saglam olarak ulasan kalenin girisi kuzeybatidadir. Girisin hemen batisinda Sarduri Burcu (Madir Burcu) yer alir. Burada I. Sarduri tarafindan Asur diliyle yazilmis çivi yazili kitabeler mevcuttur.

 
Van il merkezine 5 km. uzaklikta bulunan Van Kalesi Urartu Krali I. Sarduri tarafindan MÖ. 840–825 yillari arasinda yaptirilmistir. Kalede Urartular döneminden kalan Madir (Sardur) Burcu, Anali-Kiz Açik Hava Mabedi, I. Argisti, Menua ve II. Sarduri’nin kaya mezarlari, Bin Merdivenler, Ana Kaya’ya oyulmus sur duvarlarinin temelleri ve bunlarin üzerinde yükselen sur duvarlari günümüze iyi bir durumda gelebilmistir.

 
Kalenin kuzeybati ucundan yukariya çikildiginda Urartu Krali I. Argisti`nin mezar aniti ve giris kismindaki duvarlarda çivi yazili yilliklar bulunmaktadir. Kalenin güney kesiminde Urartu krallarina ait mezar odalari yer almaktadir.

 
Güneyde eski Van sehrine ait kalintilar vardir. Bunlardan Selçuklu Dönemine ait Ulu Camii ile Osmanli Dönemine ait Kaya Çelebi ve Hüsrev Pasa Camileri dikkat çekici eserlerdir.

 
Urartu döneminden sonra Osmanli dönemine kadar uzanan zaman süreci içerisinde Pers yazitlari disinda herhangi bir döneme tarihlendirilen bir kalinti ile karsilasilmamistir. Osmanli dönemine ait sur duvarlari, kale giris kapisi, Yukari Kale, Süleyman Han Camisi ile minaresi ve çesitli yapilar da günümüze iyi bir durumda gelebilmistir.

 
Kale kesme ve moloz tastan yapilmis olup, düzgün bir plani bulunmamaktadir. Kalenin genisligi bazi yerlerde 20–120 m. arasinda degismektedir. Uzunlugu 1800 m.yi bulmaktadir. Ovadan yüksekligi de yaklasik 100 m. dir.

 
Kale iç içe dört ayri surdan meydana gelmistir. Bunlardan I. Sarduri’nin kesme tastan yaptirdigi burç 51 m. uzunlugunda, 26 m. genisligindedir. Burcun güney yüzünde yapimi ile ilgili bir kitabe bulunmaktadir. Ayrica I. Argistis’in mezari oldugu sanilan bölümde de uzun bir yazit bulunmaktadir. Kaynaklarda Horhor Kronigi olarak tanimlanan bu anitsal kaya kitabesinde I. Argistis’in döneminde yapilan isler anlatilmistir.

 
Kalenin güneybatisinda ise degisik yüksekliklerde iki platform bulunmaktadir. Buradaki dikdörtgen bir giristen sonra yine dikdörtgen planli 4.10x7.00 m. ölçüsünde ikinci bir odaya geçilmektedir. Üzeri düz bir tavanla örtülmüs olan bu bölümün üç duvari içerisine derin nisler içerisinde 78 oyuk açilmistir. Bu görünümü ile bu mezar aniti kuzeybati Iran’daki karniyarik mezar anitinin bir benzeridir. Bu bölümün içerisindeki oyuklarda ölü külleri bulunmaktadir.

 
Kalenin güneyinde eski Van sehrine ait kalintilar vardir.
 
 

Hoşap Kalesi 

hoşap kalesi ile ilgili görsel sonucu 

Hoşap Suyu’nun kuzeybatısında sarp ve dik bir kaya kütlesi üzerine kurulan kale, iç kale ile bunun kuzeyindeki dış kaleden oluşmaktadır. Geçmişi itibariyle Urartu Devletine kadar uzanan kale, Osmanlı Devleti'ne tabi Mahmudi Beyleri'nin yaptırdığı şekliyle günümüze ulaşmıştır. İç ka¬le giriş kapısı üzerindeki kitabesine göre Mahmudi Süleyman Bey tarafından, H. 1052 (1643) tarihinde yaptırılmıştır. Dış kale surları arazinin yapısına göre şekillenmiş doğu, kuzey ve batıdan dolanan surlarla çevrelenmiştir. Doğu surları kısmen, batıdakiler ise büyük ölçüde yıkılmış durumdadır. Surları destekleyen burçlardan bazıları günümüze gelmiş, ayrıca doğu ve batıdaki kapıları tamamen yıkılmıştır. Dış kalenin ku¬zeydoğusunda bir gözetleme kulesi yer almaktadır. İçerisinde bugün bir cami kalıntısı ile köy evleri mevcuttur. İç kale, güneyden sarp, kuzeyden eğimli bir kütle üzerine kurulmuştur. Kuzey, doğu ve batıdan kale beden duvarları, burç, ve kulelerle tahkim edilmiş, kuzeydoğuya ikinci bir tahkimat yapılmıştır. Kaleye, kuzey tarafta, ortaya yakın bir yerde bulunan giriş burcuna açılmış bir kapı vasıtasıyla girilmektedir. Taç kapı şeklinde düzenlenmiş burcun batı cephesinde kitabe, kör pencere ve aslan kabartmaları belirli bir hareketlilik sağlamaktadır. Ayrıca orijinal demir kapı kanatları hala işlevini sürdürmektedir. İçerisinde Mahmudi Sarayı olarak nitelenen kompleks yapılar yer almaktadır. Bunlar kalenin güney tarafında sıralanmaktadır. En üst ve doğu kesimde seyir köşkü, bunun hemen batısında harem ve en batı uçta da selamlık yer almaktadır. Mescid, zindan, fırın ve sarnıç iç kalenin diğer yapılarıdır. XIX. yüzyıl ortalarında terkedilmiş olan kale, içerisindeki yapılarıyla günümüze büyük ölçüde sağlam olarak gelmiştir. Bu nedenle bölgenin dikkat çeken sembol yapılarından birisidir.

 

MURADİYE ŞELALESİ

 İlgili resim

 

Bend-i Mahi Üzerinde Görkemli Şelale Muradiye Şelalesi, Muradiye ilçe sınırlarında yer alır. Van lmerkezine 80 km uzaklıktadır. Adını Bağdat seferine çıkan Osmanlı Padişahı IV. Murat'tan almıştır. Tendürek Dağı'ndan beslenen Bend-iMahi çayı üzerindedir. Şelalenin yüksekliği 50 metredir.
Her Mevsim Ayrı Manzara bir şelale için çok da yüksek sayılmayan Muradiye, bend-i mahi çayının kuvvetli akış gücünden dolayı görkemli bir manzara sunar. Muradiye Şelale, sadece görüntüsü ile değil çevresini güzelleştiren tabiatıyla da görülmeye değerdir. Her mevsim ayrı bir manzaraya bürünür. bahar aylarında rengârenk çiçekler Muradiye Şelalesi'nin güzelliğine güzellik katar. Kış aylarında ise donan şelale suları buzdan kristallere dönüşür. Doğanın Yaptığı Bir Beste Muradiye Şelalesini dinlemek insana eşsiz duygular yaşatır. Doğanın yaptığı her beste gibi insana huzur verir. Özellikle yaz aylarında giderseniz, şelalenin altına iner inmez doğal bir beste ve müthiş bir serinlik sizi karşılayacaktır. Muradiye Şelalesi kamp yapmak için de ideal bir mekândır.
 
 
İNCİ KEFALİ

 

 İlgili resim

 


Uçan Balık İnci Kefali, Van Denizi’nin tuzlu-sodalı sularında yaşayabilen tek canlı türüdür. Adında kefal bulunmasına rağmen, sazangillerin bir üyesidir. Dünyada sadece bu kapalı havzada bulunmaktadır. 20 cm boya ve 80-90 gram ağırlığa sahiptir. Torpil görünümünde vücudu parlak gümüş renkli pullarla kaplıdır. Kış aylarında gölün 75 m derinliklerine kadar inebilirken, yaz aylarında 10-15 m derinliklerde beslenmeyi tercih eder. Eşsiz Bir Yaşam Döngüsü Uçan Balık İnci Kefali, her yıl büyük sürüler halinde göç eder. Çünkü Van Denizi’nin tuzlu-sodalı suları üremesine imkân vermez. Akarsuların sıcaklıkları 13 dereceyi bulduğu zaman balık derelere girer ve yumurtasını bıraktıktan sonra tekrar göle döner. Bu eşsiz yaşam döngüsü her yıl Nisan’da başlayıp Temmuz’a kadar devam eder. İncili Kefali bu yolculukta akarsuya karşı büyük bir mücadele verir. Şelaleri uçarak aşar. Yurtiçi ve yurtdışından binlerce insan bu büyülü yolculuğa tanıklık etmek için Van’a akın etmektedir. Geleceği Güvence Altında İnci Kefali’nin göç mevsimi, aynı zamanda balıkların avlanma karşısındaki en çaresiz zamanlarıdır. Nehirlerin sığ sularına yığılan balık sürülerinin kolay avlanabilirliği, kaçak avcılara cazip gelmektedir. Kaçak avlanmayla mücadele kapsamında balıkların üremek için çıktıkları göç yolculuğunda 75 günlük avlanma yasağı sıkı bir şekilde denetlenmekedir. Alınan tedbirlerle kıyı çevresinde bilinçli balıkçılık yapılması sağlanmıştır. İnci Kefali’nin geleceği güvence altındadır. Geleneksel hale gelen Uçan Balık Festivali her yıl Haziranın ilk haftasında Erciş İlçesindeki Deliçay suyu kenarında bir karnaval havasında kutlanmaktadır. Kalori Deposu İnci Kefali’nin eti beyaz ve lezzetlidir. Diğer balıklarda ortalama 15-20 olan kalori miktarı İnci Kefalinde 28 ila 45 kaloriye kadar çıkmaktadır. Az kılçıklıdır. Kurutulmuş olarak tandırda ve yağda pişirilmiş havyarı başta olmak üzere yöre halkı tarafından pek çok şekilde tüketilmektedir. Uçan Balık İnci Kefali, Van’ın doğal, kültürel ve ekonomik değerlerinden biridir. Yöre halkından binlerce insan, geçimini İnci Kefali avcılığıyla sağlamaktadır.
T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı
Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü